iOS 7′yi Nokia’da Deneyince…

Lider işletim sistemlerinden Android ve IOS arasındaki sıcak rekabet bir an olsun dinmek bilmezken yeni testlerde gelmeye devam ediyor. Açık kaynak kodlarla paketlenmiş Android’e karşın daha kapalı ve müdahalelere izin vermeyen iOS, yeni bir test konusu daha oldu.Winocm kullanıcı adıyla ünlenen bir iOS mobil uygulama geliştiricisi genç, daha önce hiç denenmemiş bir projeye el attı. IOS çekirdeğine sahip olmayan ve Kernel yazılımlarının desteklemediği bir akıllı telefon modeline iOS işletim sistemi yüklemeyi denedi.XNU Kernel olarak bilinen sanal çekirdeğin oluşturulmasının ardından iOS 7’li bir akıllı telefon haline dönüşen Nokia N900’de büyük kısıtlamalar yer alıyor. Arabirim özelliklerini barındırmayan ve kullanım açısından oldukça düşük bir performansa sunan Nokia N900’ün iOS için bazal donanım özellikleri ise:*ARM RealView Emulation Baseboard (ARMPBA8_ALT)*Cortex-A8 için ARM RealView Platform Baseboard (ARMPBA8)*Texas Instruments OMAP3530 (BeagleBoard/BeagleBoard xM) (OMAP3530)*Texas Instruments OMAP3430 (Nokia N900) (OMAP3430-RX51)*Texas Instruments AM335x (BeagleBone/BeagleBone Black) (OMAP335X)Bu donanım özelliklerine sahip her akıllı modelin, iOS işletim sistemini çalıştıracağı konusunda bir garanti vermeyen Winocm, Apple’ın mevcut donanımlarının yüksek performansa sahip olduğunu paylaştı.

Youtube Elektrikli Formula Aracını Konuşuyor

Youtube Elektrikli Formula Aracını KonuşuyorYarış tutkunlarının vazgeçilmesi Formula için yeni bir sınıf daha hazırlanıyor. Çılgınca adrenalinin ve yüksek motor seslerinin hakim olduğu Formula yarışları yarış severlerin bir kez daha beğenisini kazanmayı başardı. Beygir gücü ve süratine dokunulmadan motor sesinin indirgendiği “Formula E”, yarış dünyasına yeni bir heyecan katmayı planlıyor.Güç ve sürat dengesini enlerde yaşayan Formula araçlarının yeni modelleri elektrikli olarak karşımıza çıkacak. Formula E şampiyonası için hazırlanan hibrit Formula aracı, Fransa’da düzenlenen ilk test sürüşünde başarılı oldu.  “Spark-Renault SRT_01E” kod adlı araç, deneyimli pilot La Ferte Gaucher tarafından Fransız F1 pistinde 40 tur atılarak kazasız ve problemsiz olarak denendi.

Diyet yapanlar için dost ve düşman içecekler

Diyet yapanlar için dost ve düşman içeceklerDiyet yapanların aklına takılan sorulardan biri içecek tüketimidir. Genelde içecekler çok masum görünür ve bazen diyeti bozmamıza neden olur. Eğer sizde diyet yapıyor fakat sonuca ulaşamıyor iseniz, içecek listemizi gözden geçirmenizde fayda var diyor, Diyetisyen&Yaşam Koçu Gizem Şeber. SU: Diyetin vazgeçilmezi. Daha uzun süre tok hissetmemizin yanı sıra metabolizmamızı hızlandırmaya yardımcı. Çünkü vücutta yetersiz sıvı olması veya sıvı kaybının aşırı olduğu durumlarda vücut alarm veriyor ve metabolizmayı yavaşlatıyor. Kabızlık sorununun en önemli önleyicilerinden olan su, vücudumuzun ödem tutmamasını, kan dolaşımının düzgün sağlanmasını da sağlıyor. Tüm bu olumlu etkilerinin yanı sıra zayıflama esnasında vücutta yıkılan ve zararlı etkisi olabilecek öğelerin vücuttan uzaklaştırılmasını da sağlıyor.Diyetteyseniz günde en az 1.5 litre su içmeyi ihmal etmeyin.  Minerallerden zenginleştirilmiş sular: İçerisine potasyum ve magnezyum eklenmiş sular özellikle diyetin yanı sıra egzersiz yapanlar için önemli. Terle atılan potasyumun karşılanmasını kolaylaştırdıklarından ötürü, olası kas kramplarını önlüyorlar. Magnezyum, kabızlıktan koruyan minerallerden biri olduğundan ötürü diyette yaşanan en büyük problemlerden biri olan kabızlığın da önüne geçmeye yardımcı.  Maden suyu: Maden suyu olarak bildiğimiz doğal mineralli sular, içerdikleri mineraller ile sağlığımızı korumaya ve geliştirmeye yardımcı. Aynı zamanda yemeği hızlı tükettiğimiz veya fazla yediğimiz zamanlar için de kurtarıcı. Hipertansiyon hastalarının uzak durması gereken içeceklerden biri.  Sebze Suları: Kalorisi düşük ve tokluk hissetmeye yardımcı sebze suları diyet yapanlar için ideal olabilir. Sebze suları birçok vitamin ve mineralden aynı zamanda antioksidanlardan zengindir. Fakat bazı çeşitlerinin sodyum içeriğinin yüksek olduğu unutulmamalı. Hipertansiyon hastalarının dikkat etmesi gereken içeceklerden biri.  Yarım yağlı süt: İçerdiği protein ile tokluk hissi sağlar ve metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olur. Kalsiyum mineralinin düzenli alınmasının özellikle göbek çevresinde yağlanmanın düşmanı olduğu bilinmektedir. Tam yağlı sütlere göre daha az kalori, doymuş yağ ve kolesterol içerir. Günde 2 bardak süt tüketimi kemik sağlığını korumak için gerekli ve aynı zamanda zayıflamaya yardımcıdır.  Filtre kahve: Günde 3-4 kupa kahve tüketmenin kafein sebebi ile konsantrasyonu güçlendirdiği ve metabolizmayı hızlandırdığı biliniyor. Yapılan son bilimsel çalışmalar kahvenin şeker ve kanser hastalıklarına karşı koruma sağlayabileceği sonucuna ulaştı. Hipertansiyon hastaları ve yüksek kolesterol hastalarının günde 1 kupanın üzerine çıkmaması gerekiyor. Yeşil çay: İçerdiği kateşin ile metabolizma hızlandırmaya yardımcı ve yaşlanmayı geciktirici etkileri var. Antioksidan içeriği ile kansere karşı koruma sağladığı düşünülüyor. Günde 2 kupa tüketilmesi sağlıklı. Reflüsü olan veya hipotansiyonu olanların tüketmemesi gerekli.  Meyve çayları: İştahı azaltıcı etkisi olduğu düşünülüyor. Kalori maliyeti olmayan bir içecek çeşidi. Diyette yer almasında sorun yok. Su içemeyenler için su yerine geçecek sağlıklı bir alternatif olarak kabul edilebilir. Şekerli asitli içecekler: Yüksek şeker içerdiklerinden ötürü yüksek kalorili olan bu tür içecekler gizli kalori alımına yol açarak kilo verememenize sebep olabilir.  Kremalı kahveler: İçerdiği krema oranına ve kahvenin boyutuna göre bir hamburger kadar kalori içerebilecek içeceklerdir. Gizli kalori bombası olan bu tür içecekler tüketilecek ise, küçük boy seçilmeli ve ara öğün yerine tüketilmelidir.  Enerji içecekleri: Kalori ve şeker içerikleri yüksek diğer bir içecek grubudur. Yüksek kafein içerikleri ile genelde tüketilmeleri önerilmemektedir.  Alkollü içecekler: İçerdikleri alkol oranına göre kalorileri yükselen içeceklerdir. Bir gram alkol 7 kalori içerir. Bunun dışında vücutta yağ yakımını güçleştirir ve ödem tutmaya sebep olabilir.   

Mülteci Kampında Festival Keyfi!

Mülteci Kampında Festival Keyfi!  Festivalin beşinci gününde Suriyeli misafirlerimizin yaşadığı Beydağı Konaklama Merkezi olan “Konteyner Kent”te sinema gösterimleri başlatan festival ekibi,  bu yıl Onur Ödülüne değer görülen Yönetmen Rashid Masharawi ve Ulusal Uzun Film Yarışma Jüri üyelerinden Oyuncu Kenan Işık ile birlikte Suriyeli misafirleri ziyaret etti! Festival kapsamında Beydağı Konaklama Merkezi’nde gerçekleşen film gösterimlerinin yanısıra kentte yaşayan çocuklar için bir video-tech odası kurulmasına karar verildi.   Malatya’da yaklaşık 7000 sığınmacının yaşadığı bölgeyi ziyaret eden Festival Komite Başkanı ve Malatya Vali Yardımcısı Sayın Murat Çağrı Erdinç “Burada bulunan misafirlerimizin festivalin dışında kalmasını istemedik ve sıkıntılı günlerini biraz unutturmak istedik.” dedi.Kendisi de bir mülteci kampında yaşamış olan Yönetmen Rashid Masharawi ise misafirlere kendi dillerinde seslendi ve “Festivali duyduğumda sizlerin de aranızda olmak istedim. Sizin duygularını çok iyi hissedebiliyorum.” diyerek duygularını ifade etti ve konuşmasına şöyle devam etti “Kalbiniz evinizin dışında yaşıyorsunuz. Yükünüz ancak sosyal ilişkilerle, kültürel paylaşımlarla hafifler. Özellikle çocukların psikolojik sıkıntıları sinema ile hafifleyecektir. Bu durumun geçici olmasını dilerim. Her zaman ileriye dönük ve pozitif olarak bakalım hayata.” Ardından kendileri için her türlü desteği vereceğini vurguladı.  Kendisi de bir Malatyalı olan Oyuncu Kenan Işık,  “Bu topraklarda doğmuş biri olarak sizlere “hoş geldiniz” diyorum. Sadece barınma sağlamakla kalmayıp sizleri kültürel etkinliklerle hayatın içine sokan Valiliğe ve bu fikirle bizlere gelen Festival Direktörü Nesim Bencoya’ya teşekkür ederim. Umarım buradan da Rashid gibi dünyaca ünlü yönetmenler, sinemacılar yetişir.” dedi. Ve Kenan Işık da Rashid gibi kendisinin de elinden gelen desteği vereceğini belirtti.   Beydağı Konaklama Merkezi Sorumlusu Vali Yardımcısı Latif Memiş de bu projenin kendileri için büyük bir sevinç olduğunu belirterek, festival ekibine teşekkür etti.  Festivalin beşinci gününde, devam eden film gösterimlerine de halkın ilgisi devam etti.   Sunuculuğunu ise Çiğdem Tunç ve Korhan Abay’ın üstendiği, Türk Caz müziğinin önde gelen isimlerinden Birsen Tezer’in şarkılarıyla geceye renk katacağı 21 Kasım Perşembe akşamı, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek Festival Ödül Töreni ile de yarış heyecanı son bulacak!  Tören, A Haber ekranlarından canlı olarak izlenebilecek!  

Los Angeles Autoshow’da gün yüzüne çıkıyor!

Los Angeles Autoshow'da gün yüzüne çıkıyor!20 Kasım’da ziyaretçilere kapılarını açacak fuarda Subaru, sergileyeceği yeni konseptiyle adından söz ettirecek.İlk kez Amerikalı otomobil severlerin karşısına çıkacak olan konsept model, Subaru Boxer motorunun ve Subaru’nun eşsiz teknolojisi Simetrik AWD kombinasyonun sunduğu “güvenli sürüş” performansı ile yine Subaru’nun en beğenilen modelleri arasında yer alacak.İlk kez pazara sunulduğu 1989 yılından bu yana markaya özgü simetrik 4 çeker teknolojisi (Symmetrical AWD) ve karşılıklı yatay yerleştirilmiş orijinal boxer motor ile sportif kullanım ve güvenlik teknolojilerini öne çıkaran Subaru Legacy yeni nesil versiyonu ile daha sportif ve daha dinamik. Subaru’nun altıgen ön ızgarasında başlayan ve gövdenin tümüne devam eden üç boyutlu yapı, dinamik ve sağlam bir görünüm yaratıyor. İkon haline gelen ızgara aynı zamanda, 2013 Cenevre Otomobil Fuarı’nda beğeniye sunulan Subaru Vızıv Konsepti’nde de kullanıldı. Ön farların ve aksesuarın belirgin silüeti agresif bir yüz sunuyor.Sportif sedanda son nokta: Subaru LegacySubaru Legacy, beşinci nesilde ilk kez ortaya çıktığından bu yana, pazara yeni teknolojiler sunarak bu ilerlemesini sportif sedan olarak edindiği prestijle geliştirdi. 2009 yılında global orta sınıf sedan haline dönüşen Legacy modeli, 25 yaşına girdiği 2014 yılında daha dinamik ve sportif bir tasarıma bürünüyor. Dinamik ve sağlam stil, S-AWD’nin sağladığı güvenli ve güvenilir sürüşle birlikte, tüm yolculara konforlu bir kabin sunuyor.  “Çevik ve sağlam” yeni gövde tasarımıSubaru Legacy konseptin tasarımında öne çıkan büyük jantlar ve kalın çamurluk genişleticiler S-AWD’nin dengesini ve performansını vurguluyor. Üç boyutlu tasarımı ise yüksek güvenliğe sahip performansı ve dinamik sürüşü açığa çıkartıyor. Kabin içerisinde geniş alana sahip olan atletik gövde, aracın sağlam görünümünü ve çevik kontrolünü ifade ediyor. Konsept Legacy’nin gövde rengi; açık mavi metalik gümüş rengini metalik bir parlaklık ve hisle bir araya getiren özel bir renk olan “Okyanus Gümüş Metalik” olarak belirlendi. Bu özel metalik renk Legacy konsept aracının sağlam stilini daha da ön plan çıkartıyor.İkonik gövdenin altındaki konforKonsept Legacy’de konforlu bir kabin için kabin hacmi korunurken, akıcı tavan hattı ve yan pencere ile şık bir yan profil oluşturuldu. Ön pencere, cam tavan ve arka pencereden oluşan tavan hattı daha konforlu ve heyecan verici bir kabin sunuyor. Önden arkaya kadar uzanan dinamik karakter çizgisine sahip kapı paneli ve alüminyum gümüş renkli yan eşik süslemesi gövde yüzeyini vurguluyor ve aerodinamik bir siluet oluşturuyor. Büyük lastiklerle bir araya getirilen güçlü çamurluk aracın ön plana çıkan karakteristik özellikleri arasında yer alıyor. Bu benzersiz tasarım ayrıca aracın görsel bakımdan S-AWD dengesini vurguluyor.Ön farda kullanılan aynı tasarım motifinin arka kombinasyonda da uygulandığı modelde, hem ön ızgarada hem bagajda altıgen tasarıma sahip ikonik bir görünüm yaratılıyor. Bu tasarım ile aracın derinliği ve dinamizmi de vurgulanmış oluyor. Arka tamponun kenarına yerleştirilen çift egzoz borusu ön tamponda bulunan hava girişlerinden başlayan dikey olarak uzun bir şekli yansıtıyor. Arka tamponun alt kısmında, aracın aerodinamik özelliklerine ve kalite hissine sahip tasarıma yönelik olarak arka difüzör ve alüminyum gümüş süslemeler yer alıyor.Dinamik ve sağlam kabin tasarımı ile ferah bir iç mekana sahip araç, dört yolcu kapasiteli işlevsel bir yapıya sahip. Mavi vurgulara ve kahverengi temel tona sahip olan sportif kabinde kaliteli deri koltuklar kullanılıyor. Gösterge paneli ise sürücüye, gönül rahatlığı ile aracı kullanma hissi sunuyor. Gösterge panelinin ortasında ise bir akıllı telefona veya tablete benzer şekilde kullanılabilecek olan çok fonksiyonlu bir ekran yer alıyor. Kabinin önünden arkasına kadar uzanan büyük zemin kontrolü, bilgi ekranı sunarak arka koltuk yolcularına konforlu bir sürüş sağlıyor. Silindir şekilli ve üç kollu direksiyona sahip konsept araç, sportif sürüş hissi vermek amacıyla sürücünün oturma konumu ile bir araya getirilmesi için açılı hale getiriliyor. Subaru’nun en gelişmiş sürüş destek sistemi EyeSight ile güvenli sürüş  Subaru’nun gelişmiş sürüş destek sistemi olan “EyeSight” sistemi, tavan döşemesinin ön kenarında konumlandırılıyor. EyeSight sisteminin çalışmasını ön pencerede gösteren göz hizası ekranının kullanımıyla, sürücülerin odaklanmasını sağlayan bir ortam sağlanıyor.Tamamen sportif ve dinamik bir sedan olarak tasarlanan Legacy Konsept ölçüleri ile orta sınıf sınırlarını zorluyor. (Uzunluk x Genişlik x Yükseklik): (4.930 X 1.940 X 1.500mm), Dingil mesafesi: (2.880 mm), lastik ölçüsü ise 265/40 ZR21.

Bu haberde etiket olarak istanbul travestileri kullanıldı.

O ŞİMDİ ‘FONCU’

O ŞİMDİ ‘FONCU’Geither Mart 2014’ten özel yatırım fonu Warburg Pincus’un başına geçecek. İş hayatının hemen hemen hepsini bürokraside geçiren Geithner Warburg Pincus’un başkanlığını ve genel müdürlüğünü yürütecek.Ocakta görevi Jack Lew’a devreden Geithner, yatırımları arasında lüks zincir Neiman Marcus ve lens üreticisi Bausch Lomb bulunan yeni şirketine yön verecek.1988’de Hazine Bakanlığı’na giren, 2001 – 2003 arası IMF’de çalışan, 2003 – 2009 arası Fed New York şubesini yöneten Geither, 2009 yılında Hazine Bakanı olunca ekonomik krizle mücadelede önemli rol oynadı. Geithner Wall Street’le yakın olması nedeniyle zaman zaman eleştirildi.       

Beni ilk 16′da gösteriyorlar

Beni ilk 16'da gösteriyorlarMiss Turkey üçüncü güzeli Ezgi Avcı, Miss Earth’te ülkemizi temsil etmek üzere dün Filipinler’e uçtu. Üç haftalık kamp döneminin ardından 7 Aralık’ta jüri karşısına çıkacak olan Avcı, hırslara yenilmek yerine yaşadıklarının tadını çıkarmayı tercih ediyor: “Öncelikli hedefim derece almak değil, eğlenmek!” * Miss Earth’ten önce Miss Turkey hikayeni anlatır mısın? Kim yönlendirdi seni, tescilli güzel olmak hep hayallerini süsler miydi?  – Annem bana yıllardır Miss Turkey’e katılmam için ısrar ederdi zaten. Üniversite öğrenimim için Amerika’da bulunmam bile bu ısrarları durdurmaya yetmedi, sonunda “Tamam, bu sene başvurayım” dedim. Sonra bir mail aldım, “Aday adayı seçildiniz, şu tarihte elemelere gelmeniz gerekiyor” diyorlardı. Şaşırdım. Sonuçta 3 bin kız arasından 200 kız elemeye çağrılmıştı. Biri de bendim. Sonra o 200, 20’ye indi, o listede de vardım.* İlk 20’ye kaldıktan sonra kamp dönemi başladı tabii… Neler yaşadın orada?    – 19 günlük bir kamp dönemiydi. Yürüyüş dersleri, dans eğitimleri aldık. Günde 11 saat çalışıyorduk. Arada reklam çekimleri oluyordu. Bir de açlıkla savaşıyorsun tabii (gülüyor). Her istediğini yiyemiyorsun, sana belli bir liste veriyorlar ve ona uymak zorundasın. Yani gerçekten zor bir süreçti.* O dönem kaç kilo verdin?- 2,5 ama kamp döneminde değil. Kampta kilo vermedim, sonrasında zayıflamaya başladım. ÜÇÜNCÜ OLACAĞIM İÇİME DOĞMUŞTU* Bu yarışmaya katılmanı ailenin istediğini söyledin, peki senin hiç aklında yok muydu?- Vardı tabii ki ama olmasaydı üzüleceğim bir şey de değildi. * Türkiye Güzellik Yarışması’nda üçüncü olmayı bekliyor muydun?- Kamp döneminde derece alır mıyım diye düşünmekten kaçındım. Ama son anda içime doğdu. İlk 10 açıklandı, merdivenlere dizildik. Dördüncü açıklandı, ben değilim. Sıra geldi üçüncüye… Ceyda Düvenci tam sonucu açıklayacak, benim içim bir kabardı, dedim Ezgi adın söylenecek. Öyle de oldu. Sonradan görüntüleri izledim, yüzümde şaşkınlık ifadesi bile yok! * Miss Earth’e katılıyorsun. Neler söyleyeceksin?- Üç haftalık bir kamp süreci var. Tek bir yarışma değil, ön elemeli başka yarışmalar da olacak; yetenek, bikini, fotojeni yarışması gibi… Final de 7 Aralık’ta…ÖNCELİKLİ HEDEFİM DERECE DEĞİL EĞLENMEK* Final için ne gibi hazırlıklar yaptın?- Çalıştığım birkaç modacı vardı, sürekli provalara gittim. Bana özel tasarımlar yapıldı. Onlara uygun çanta, ayakkabı, takı ayarlandı.* Filipinler’deki kampta seni neler bekliyor, bir fikrin var mı?- Miss Earth, sadece güzellik yarışması değil, sosyal sorumluluk konularına da önem veriyor. Mesela ben yazın çevremizi nasıl koruyabiliriz konulu bir çalışma yaptım. Miss Earth’te bunlar da önemli. * 96 ülke katılacak. Kendine ne kadar şans tanıyorsun?- Filipinler’deki oylamalara bakılırsa, ben şimdiden ilk 16 içindeyim. Daha yarışmaya gitmeden ilk 16 arasında gösterilmek gurur verici.* Ya derece alamazsan…- Ben zaten oraya “mutlaka derece almalıyım” düşüncesiyle gitmiyorum. Öncelikli amacım eğlenmek.OYUNCULUK YAPMAK İSTİYORUM* Eğitiminden ve Amerika günlerinden söz edelim biraz da… Orada ne eğitimi alıyorsun?- İşletme okuyorum, üçüncü sınıftayım.* Miss Earth’ten sonra neler yapmayı planlıyorsun, hedefin ne?- Hedefim televizyona yönelmek… Eğitimimi tamamladıktan sonra oyunculuk ve diksiyon dersleri almak istiyorum. * Oyuncu olmak mı istiyorsun?- Oyunculuk yapmak istiyorum, doğru… Onun yanında spikerlik ve sunuculuk da ilgimi çekiyor. KISKANÇLIĞIN KONTROL ALTINDA* Aşk hayatın ne durumda? Var mı hayatında özel biri?- Şu an yok. Ama aşk güzel bir şey, tadılması gerek. Tabii sonrasında üzüntü de getirebiliyor. * Hiç aşk acısı çektin mi?- Yaşadığımız bazı şeyler oldu tabii.* Aldatıldın mı ya da aldattın mı?- Hayır. Aldatılsam da pek affedeceğimi zannetmiyorum. Biter… O konuda çok netim.* Kıskançlık?- Dozunda olması gerekiyor. O yüzden ben de kıskançlığımı kontrol ediyorum.

‘Varant’ yatırımcısının yüzde 63’ü 40 yaşın altında

Türkiye’de varant piyasasının son üç yılda önemli bir büyüklüğe eriştiğini belirten Deutsche Securities Menkul Değerler Genel Müdürü Albert Krespin, “Varant yatırımcılarının yüzde 63’ü 40 yaşın altında. Genç yatırımcıların varantlara ilgisi, Türkiye gibi nüfusunun büyük çoğunluğu gençlerden oluşan bir ülkede piyasanın ne kadar önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor” dedi.Krespin şöyle konuştu: “Varantlar, diğer araçlara göre daha düşük meblağlarla yatırımı mümkün kılarak yatırımcı tabanının genişlemesine imkân sağlıyor. Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda tasarrufa odaklanacağını göz önüne alırsak gençlerin varantlar aracılığıyla yatırıma yönelmesi çok önemli bir gelişme.”1 milyar TL’lik hacm“Varant piyasasında günlük işlem hacmi ortalama 1 milyar TL civarında seyrediyor” diyen Krespin şöyle devam etti:“Borsa İstanbul pay piyasasında bu rakam ortalama 3 milyar TL’ye, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) endeks vadeli kontratlarında ise 1.5 milyar TL civarında gerçekleşiyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu rakamlarına göre kaldıraçlı ürünlerdeki yatırımcı sayısının yüzde 125’ten fazla arttığını görüyoruz.”

Cilt kanserinde kişiye özel tedavi

Cilt kanserinde kişiye özel tedavi Genellikle baş ve yüzde görülen melanom dışı cilt kanserlerinin tedavisinde, ağırlıklı olarak cerrahi girişim uygulanıyor. Radyoterapi ve lokal kemoterapi gibi farklı tedavi seçeneklerinin de bulunduğu bu kanser türünde; kişinin yaşı, derisinin iz bırakma özelliği, genel durumu, tümörün yerleşimi, büyüklüğü ve lenf bezlerine yayılma durumu tedavi seçimini etkiliyor.  Araştırmalar, her 10 yılda bir cilt kanseri görülme sıklığının yüzde 2 oranında arttığını gösteriyor. Ülkemizde ise kadın ve erkekte 3. sırada en çok rastlanan kanser türü olarak yer alıyor. Cilt kanserine zemin hazırlayan etkenlerin başında güneş geliyor. Kronik yaralar, deri tüberkülozu, instabil yara/yanık izleri de cilt kanserlerini tetikleyen faktörler arasında bulunuyor. Cilt kanserinin 3 tipinin bulunduğunu belirten Neolife Tıp Merkezi Danışman Hekimi, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sıdıka Kurul, “Cilt kanserlerinin çoğunluğunun bazal veya spinal hücreli olup; bu kanser türlerine genellikle baş, yüz ve kollar gibi vücudun güneş gören bölgelerinde rastlanıyor. Vücudun görülebilen yerlerinde olduğu için erken teşhis edilebiliyor, dolayısıyla tedavi şansı artıyor.” diyor.  Cerrahi tedavide kanserli dokunun tümüyle kalıntı bırakmadan yeterli, emniyeti sağlayacak genişlikte ve derinlikte çıkarılması amaçlanıyor. Böylece kanserin tekrar ortaya çıkma ihtimali neredeyse sıfırlanıyor. Seçilen tedavi şeklinde; tümörün yok edilmesine (lokal kontrol), estetik açıdan iz kalmamasına ve işlev kaybına neden olmayacak şekilde tedavinin gerçekleştirilmesine dikkat etmek gerekiyor. Cilt kanserlerinin çoğunun güneş ışınına fazla maruz kalan yüz bölgesinde görüldüğü göz önüne alınırsa, tedavi planlanmasının önemi de kendiliğinden ortaya çıkıyor. Hastanın yaşı, derisinin iz bırakma özelliği, genel durumu, tümörün yerleşimi, büyüklüğü ve lenf bezlerine yayılma olup olmaması da tedavi seçimini etkiliyor. Kurul; hastaya tek tip tedaviyi dayatmak, bu tedavi modelinin yol açabileceği estetik ve fonksiyonel sonucu bir kader gibi sunmak yerine; tedavi şekillerinin anlatılmasını, tartışılmasını hatta gerekirse konsültasyonlar yapılmasını tavsiye ediyor. Her hasta için en uygun, diğer bir deyişle kişiye özel tedavi planlanmasının mümkün olduğunun altını çiziyor. Ancak hangi tedavi yöntemi tercih edilirse edilsin mutlaka melanom dışı cilt kanseri tanısının patoloji ile kanıtlanması gerekiyor. Cerrahi ve radyoterapi açısından küçük tümörlerin tedavisinde genellikle sorun olmadığına ve deneyimli kişiler tarafından uygulandığında tümör kontrolü sonuçlarının birbirine yakın olduğunu söyleyen Kurul, orta ve büyük tümörlerde ise en uygun tedavi kararı için acele edilmemesine dikkat çekiyor.   Cilt kanserinde ilk başvurulan tedavi yöntemi, cerrahidir. Cerrahi tedaviyle oldukça yüksek oranda başarı sağlanabiliyor. Tümörün büyüklüğü, tipi, yerleşim yeri ve tekrar eden tümör olup olmaması tedavi açısından önem taşıyor. Buradaki kritik nokta ise, tümörün lokal kontrolü ile birlikte tedavinin estetik ve fonksiyonel açıdan en iyi sonucu verecek şekilde planlanması. Cerrahi girişim sonrası fazla iz kalıyor ve ciddi bir yan etki olmadan tümörün ışın ile kontrolü sağlanabiliyor ise primer tedavi modeli olarak radyoterapi tercih edilebiliyor. Yanakta, alında veya burun sırtında görülen melanom dışı cilt kanseri, özellikle bazal hücreli ise radyoterapi ile çok başarılı bir şekilde tedavi ediliyor. Küçük tümörlerin tedavisinde ise kriyocerrahi yöntemi tercih edilebiliyor. Sıvı nitrojenin tümör üzerine uygulandığı tedavide, anormal hücreler ölüyor. Buzların çözülmesinden sonra ise ölü dokular vücuttan ayrılıyor. Küretaj olarak adlandırılan tedavi yönteminde ise, kanserli bölge kaşık şeklindeki bir küretle kazınıyor, özel bir cihazdan sağlanan elektrik akımı ile kanama durduruluyor ve kanser hücreleri öldürülüyor. İşlemin sonunda ciltte düz, beyaz bir iz kalıyor. Yüzeysel cilt kanserlerinde krem ya da losyon şeklindeki uygulanan lokal kemoterapi de bir seçenek olarak değerlendiriliyor.  

PS4 13 Aralık’ta Türkiye’de!

PS4 13 Aralık’ta Türkiye’de! Yepyeni oyunlardan popüler oyun serilerine kadar 33 farklı yazılım, lansman dönemi içinde yıl sonuna kadar oyunseverlerle buluşacak. Sony, PlayStation®4 (PS4™) (CUH-1000A serisi) bilgisayar eğlence sisteminin 13 Aralık Cuma günü Türkiye pazarına sunulacağını açıkladı. Heyecanla beklenen PS4™, güçlü grafikleri ve hızı, derin şekilde bütünleşik sosyal yetenekleri ve PlayStation®Vita (PS Vita) gibi cihazları kullanan yenilikçi ikinci ekran özellikleri ile zengin ve sarmalayıcı oyun deneyimini yeniden tanımlayan yeni nesil bilgisayar eğlence sistemi.   Canlı Oyun Oynama Aktarım Hizmeti Twitch de PS4™’le aynı anda hizmetinizdeSCE, PSNSM ve üyelerine özel içerik ve özellikler sunan üyelik hizmeti PlayStation®Plus*1 gibi PS4™ üzerinde mevcut olan hizmetleri daha da zenginleştirerek kullanıcılara çığır açan oyun eğlence deneyimleri sunarken, gelecekteki sistem yazılım güncellemeleri aracılığıyla PS4™ sisteminin kendisini geliştirmeye de devam edecek. Bu girişim kapsamında video oyunlarına adanmış canlı internet aktarım hizmeti Twitch de PS4™ tarafından sistemin piyasaya sürülüşü ile eşzamanlı olarak desteklenecek. PS4™ kullanıcıları, sadece DUALSHOCK®4 kablosuz kumanda üzerindeki “SHARE düğmesi”ne basarak oynadıkları oyunu Twitch kanalları üzerinden dünyanın dört bir yanındaki oyunseverlere kolaylıkla gerçek zamanlı olarak yayınlayabiliyor.        Yıl sonuna kadar 33 oyun SCE Worldwide Studios (SCE WWS) ve dünyanın dört bir yanından çok sayıdaki yazılım geliştirici ve yayıncısı tarafından geliştirilen toplam 15 Blu-ray Disc™ yazılım, PS4™’ün lansmanı ile 31 Aralık arasındaki dönemde piyasaya sürülecek. Dijital olarak indirilen oyunlar ile birlikte, yıl sonuna kadar temin edilebilecek oyunların sayısı 33 gibi muazzam bir rakama ulaşıyor*2. The Playroom PS4™’e yüklü olarak geliyor Ayrıca, Sony, The Playroom’u tüm PS4™ sistemlerine önceden yükleyecek. The Playroom, kullanıcıların DUALSHOCK®4 Kablosuz Kumanda’nın dokunmatik yüzey ve ışık çubuğu gibi çeşitli özelliklerini nasıl kullanıldığını öğrenebilecekleri bir eğitim oturumunu da içeriyor. Aynı zamanda PlayStation®Camera sahibi olan kullanıcılar, The Playroom içinde “AR BOTS” ve “PLAY WITH ASOBI” gibi, kullanıcıların ekran üzerinde görüntülenen robot türü karakterler ile etkileşime geçebildiği zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisini kullanan içerikler ile kullanıcıların DUALSHOCK®4’ü farklı yönlere hareket ettirip döndürerek oyun alanının şeklini değiştirebildikleri hava hokeyi oyunu “AR HOCKEY”i de kullanabilecek.