|
Travesti travestiler
turktravesti adresleri travesti iclal travesti siteleri
GİRİŞ için
iCLALiN KOSESi
sıkıldıkça döktürdüğü,elştirdiği,yerden yere vurduğu, travesti iclal'in köşesi
ELEŞTiRi YAĞMURU
www.travestiiclal.com

ÖNERiLER
*Küresel ısınmaya dikkat edelim
*Hayvanları ve ağaçları koruyalım
*Herkesin bir dikil ağacı olsun Tema vakfı web sitesi için tıkla
*Çok çocuk doğurmayın lütfen,
*Her eve 1 arabadan fazla almayalım
*çevremizi sevelim ,doğayı koruyalım
*Denizleri kirletmeyelim Türk Kürt, farketmez Dünya meselesi
*Greenpeacei destekleyelim ve Eylemlerine destek verelim web sitesi için tıkla
*Sokak çocuklarına yardım edelim,koruyalım Googlede link
*Bencil olmayalım,Herkesi sen olarak düşünün
*Dil din ırk cinsiyet ayrımı yapmayalım
*Kendimizi eğitelim ve güncel olalım diyor iclal
*TÜRKİYE* CUMHURİYETİ* ANAYASASI
*MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî *düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım *gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
*(Ek: 7.5.2004-5170/1 md.)Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla *yükümlüdür.
*Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
*
***
HORMONLU DOMATES ÖDÜLÜ
*Her sene olduğu gibi bu senede Eşcinsel onur haftasında, İstanbul da istiklal caddesinde
*onur yürüyüşü yaptık ve ben (İclal) de ordaydım, yürüyüşümüz gayet hareketli ve renkli geçti,
*Yürüyüş sonun da her sene olduğu gibi, eşcinsellere karşı kötü bakan kişi yâda kuruluşlara hormonlu domates ödülü eşcinsel *dernekleri tarafından dağıtıldı. Fakat benim bu seneki hormonlu domatese layık gördüğüm en büyük kuruluşların başında, Basın *ve yayın kuruluşları gelmektedir, nedenmi diyeceksiniz!
*Nedeni: Biz eşcinseller özelliklede travestiler basın tarafından hep kötü şeyler ile anıldık. Aslında travestiler artık o kadar güzel *işler de yapıyorlar ki, mesela eşcinsel onur haftası bizim için çok anlamlı ve bir o kadarda aktüalite geçti, bir hafta sürdü. *Travestilerin İstanbul da istiklal caddesinde ki Fransız kültürde, tiyatro yapmaları, gösterimleri, panelleri ve İtalya’nın *transseksüel milletvekili Vladimir Luxuria 'farklı' seslerin meclise neler katabileceğini anlattı, ama biz travestilerin yaptığı iyi şeyler *hiç bir zaman basın tarafından gündeme getirilmiyor, sadece ertesi gün ki gazetelerin orta sayfalarında görülmeyecek kadar *küçük küpürler ile aktarılıp geçiştiriliyor. Gerekçe ise basın kuruluşlarının ortak kararı ile artık travesti haberlerine toplu yasak *getirilmesi imiş, ne alakaysa alakaya maydanoz resmen.
*NEREDE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, Nerede haksızlığa uğrayan ezilen hor görülen eşcinsel ve özellikle travestilerin haykırışını duyuracak ses.
*Basın haksızlıkları, çaresizlikleri, ezilenleri ve gündemi insanlara iletmekle yükümlüdür bence, bizlerde bir şekilde sesimizi *duyurmak istiyoruz ve bu engelleniyor o yüzden ben iclal olarak hormonlu domates ödülü mü basın kuruluşlarına veriyorum.
*Bu seneki hormonlu domates ödüllerine layık görülenlerin anket sonuçlarını görmek için
*lambda LBGTT(lezbiyen, bisesüel, gay, travesti, transexüel) eşcinsel derneği sitesindeki linke gidip görebilirsiniz
*http://www.lambdaistanbul.org/php/hormon.php?hormonYil=2007#
OKAN BAYÜLGEN
*En sevdiğim,her cumartesi zevkle seyrettiğim show proğramı Okan bayülgen'nin Makina isimli show proğramıdır,Ama son *zamanlarda birazcık düzeysizleştiğini ve bayağı bir lakayıtlaştığını gördüm.
*En son 03.06.2007 cumartesi günü yaptığı proğramda telefon açan kişilere karşı saygısızca davranışını eleştirmek *istiyorum,hatta telefonda konuştuğu kadına iğrenç tavırlar sergileyen sayın Bayülgen,kadının rahatsız olup telefonu kapattığını bile anlayamadı.
*Arada komedi Yapan arkadaşlarıda artık aldı başını gitti,esprileri,doğaçlama olduğu içinmidir nedeir bazen saçmalayıp duruyorlar *ve dediğim tarihte ki proğram da ingilizce fack you gibi kelimeleri televizyon ekranında sarfetmeleri bence çok yanlış, ha ingilizce *ha türkçe küfretmek canlı yayında normal kabul edilemez bence ve üstelik doğaçlama yapan komedyen arkadaşlar dan ,sadece *Gürgen isimli baş komedyen dışındakiler beni eğlendirmiyor bunuda bilin istedim.
*Sayın Okancığım Seni zevkle seyretmeye devam etmek istiyoruz,lütfen zaman bolluğunu hazırlıksız sunarak bayağılaşma lütfen
*yoksa senide seyretmem diyor buradan bana katılanların olduğunu düşünüyorum
İclal
DEPREM BABA HIIIIMM !
*Deprem Fobisi psikolojisi ile insanların uykusunu kaçıranlara sesleniyorum
*Milliyet gazetesi alıntı haberini biraz altta okuyabilirsiniz.
*Ben artık sayın Türk Kızılayı Gönüllüsü ve Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara ve onun gibi profösör veya *jeoloji uzmanlarının,artık Türk milletini deprem korkusu ile yaşatmalarını istemiyorum ,neden mi diyeceksininz depreme önlem *almak onların işi,ve devletin görevi ve de binaları yapan kişi yada kuruluşların görevidir.Deprem var olan bir gerçektir,nasıl olsa *olacak bir olgudur,bunu iki de bir şehir ve yer göstererek dillendirmenin bir alemi yoktur bence, ne demek istediğimi alttaki alıntı *yazıyı okuyunca anlayacaksınız.
*İnsanlarda deprem fobisi denen bir şey olabilir ve bir profösörün çıkıpta bingöl ve bitlis çevresinde beklenen büyük bir deprem *var,insanların sağlam yapılarda oturması gerekli demesi hiçde doğru bir şey değil,eminim ki en az yıllarca tedavisi mümkün *olmayacak, derin pspikolojik
yaralar bırakacaktır bazı insanlar üzerinde.
*Birde ben bu durumun altında yatan bir fitnelik olduğunu düşünüyorum ışıkara'nın zaman zaman çıkıp şurda bir deprem *bekleniyor demesinin altındaki asıl sebebin,sanki, büyük bir kuruluş ile yapılmış bir anlaşma gibi insanın aklına gelmesi,kaçınılmaz *oluyor,büyük bir firmanın hani, yetkili bir profösör ile; ya şurada bir deprem olacak diyelim de şu inşaat işlerini düzeltelim gibi bir *düşünce gelmiyor değil insanın aklına.Çünki bu açıklamalar çocuk oyuncağı değil,madem büyük bir deprem bekleniyorsa,bence *bu durumun devletin gerekli kurumları ile kendi aralarında halledecekleri bir durumdur ve yapılan binaların satımı sırasında *depreme dayanıklıdır şeklinde belirtilmesi gerekir aynı zamanda insanlara sigaranın zararlarını nasıl tanıtıyorlarsa o şekilde bir proğramla insanlar aydınlatıla bilir.Bunun basında tüm Türkiye ve yöre halkına bu şekilde açıklanması,
*insan psikolojisi üzerinde derin izler bırakır,bu durumu koskoca bir profösör bilmiyormuş gibi görmezlikten geliyor değildir *herhalde! işte bu yüzdende insanın aklına büyük inşaat şirketleri ile yapılmış bir anlaşma gibi geliyor.
**Bu sadece bir düşünce iddia değil diyor iclal ve bu durumu insanca yaşam adına kınıyor..!
Milliyet Alıntı haber
Tarih: 7 Mayıs 2007, 17:59:12
*Türk Kızılayı Gönüllüsü ve Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, kilise cemaatine "Afet Bilinci"ni anlattı.
*Prof. Dr. Işıkara, Türk Kızılayının, toplumda afet bilincinin yaygınlaştırılması ve afetlere karşı alınan önlemlerin artırılması *amacıyla yürütmekte olduğu "Afet Zararlarını Azaltma Projesi" kapsamında Moda Katolik Kilisesi’nde Süryani Kadim Cemaati’ne "Afet Bilinci" konulu bir konuşma yaptı.
*Prof. Dr. Işıkara konuşmasında, afet öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenleri anlatarak, Türkiye’de ve dünyada yaşanan depremleri örnek gösterdi ve depremden korunma yollarını açıkladı.
*Prof. Dr. Işıkara, "Bitlis-Bingöl bindirme zonunda hareketlilik var. Bu sıralar doğuda büyük bir deprem olursa şaşırmam. *Türkiye’de her sene büyük bir deprem yaşardık ama 1 Mayıs 2003’ten beri büyük bir deprem yaşamadık. Depremler bence gecikti. Doğu’da özellikle teyakkuzda olmak gerek" dedi.
*Cemaat üyelerinin, deprem ve korunma yöntemleriyle ilgili sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Işıkara, konutlarla ilgili bir soru üzerine, İstanbul’da iki binanın yıkıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:
" Bu binaların Marmara Depremi’nde hasar görüp görmediklerini bilmiyoruz ama müteahhitlerine baktığımızda birisi manav, birisi *berber. Böyle evlerde oturmamalıyız. Yapı denetimi iyi yapılmış, müteahhitlere kanmayan, inşaat mühendisleri tarafından inşa *edilen sağlam yapılarda oturmalıyız."
*Milliyet
|
| |
**Sadece bu yazım Ankara lıları ilgilendiriyor;
*Ben burada Melih Gökçek beyi,Ankara için yaptıklarından dolayı hem iyi hem kötü yönde eleştirmiştim,şimdi ise yine *eleştireceğim.
*Ankara da Cinnah caddesi başında yapılan köprülerin Ankara ya renk kattığını düşünüyorum ve trafiği oldukça rahatlatacağını *da düşünüyordum ki,düşündüğüm şey sadece Çankaya da oturanlara hiç yaramadığını gördüm.
*Çankaya da oturanların Herhalde oylarının CHP ye olmasından mı ne,Semt sakinlerinin kızılay’a inmesi oldukça zorlaştırıldı *herhalde belediye oylarının CHP ye gitmesinden kaynaklanan bir nevi ceza gibi bir şey .Kızılay’a inmeyin hep Çankaya ya çıkın *dermişcesine bütün yollar yukarı verilmiş nedense! Ben bazen Melih Gökçek beyi alıp beraber trafiğe çıkmak isterim ama *travesti olmamdan dolayı benimle yola çıkmayacağını düşünüyorum! ama eğer ki benimle bir trafiğe çıksa ona, mesela alaçam *sokakta oturan bir insanın, Shartion otelinin oradan, Alaçam sokağa 200 metrelik bir mesafe varken, otomobili ile en az *tahmini 5 kilometre yol kat etmesi ve üstüne üstlük birde trafik sıkışmasından dolayı yürüyerek bir dakikada gidile bilecek yere *yarım saatte gidile bileceğini göstermek isterdim.
* Hem Cinnah caddesi yukarı çıkıyor Hem de güvenlik caddesi,bari birini aşşağı yön veya çift yön yapsa oradaki sorun bir *nebze olsun rahatlayabilir ayrıca, Kızılay dan maltepeye sola dönüş yasağına bir türlü anlam veremiyorum bu çok kişisel bir *sorun gibi geliyor,bence kişisel sorunlar yüzünden bir çok insanın mağdur durumda bırakılması üzücüdür.
* Bir de melih gökçek beyi alıp onur çarşısının önünden menekşe sokağı geçtikten sonra tekrar Kızılay göbeğine dönmeye *davet ediyorum,resmen bir eziyet yani arkanızda kalan bir yere menekşe sokağı biraz geçmiş iseniz geri dönüş olmuyor,tekrar *20 saniyelik bir yere 5 kilometrede ancak gidebiliyorsunuz.
* Kısaca bunun gibi bir çok kötü örnek sayabilirim,neyse Melih bey yaptığınız çalışmalardan dolayı teşekkür ederiz ama siz bir *takım güzellikler yaparken,bir çokta rahatsızlık veriyorsun haberiniz yok diyorum,siz her şeyi bildiğinizi sanıyorsunuz ama *bilmediğiniz şeylerde var o yüzden bir bilene sorun diyor,siz görkemli caddeler yaparken bizlerde kaçırdığımız bir sokak *yüzünden tekrar bi 5 kilo metre kat ederiz.
* Istanbul da ve ya Ankara’da diyelim ki 300 travesti ve transseksüel arkadaşımız var ise bunların içinden beş tanesi, her *toplumda da olduğu gibi problemlidir. Bu beş arkadaşımızın sürekli kaos çıkarması, azınlık olduğumuz için diğer normal *arkadaşlarımıza da mal edilmektedir.
*Medya da bir dönem oldukça üzerimize geldi. Problemli arkadaşlarımız kullanılarak kaos çıkarmaları istendi ve bunun haber *değerinin yüksek oluşunu fırsat bilip bizleri oldukça kötü tanıttılar. O dönemde yapılan kötü haberlerin hala etkisini çekiyoruz *desem yalan olmaz. Bir gün bir arkadaşımızın trafik kazası geçirmesi sonucu hastaneye gitmiştik. Kameramanların ilk işleri bize *yanaşıp, “bir iki cam çerçeve kırında haber yapalım” demek oldu. Bende, o zaman, bir defa da, “travestiler cam çerçeve kırmadı, *efendi gibi geldiler ve arkadaşlarını ziyaret edip gittiler, düzeyli travestilerde varmış” diye haber yapın dediğimde, öyle bir *haber yapamayacaklarını ve öyle bir haberin haber niteliği taşımadığını belirtmeleri beni şaşırtmıştı. Medyanın bizlere bakışı bu *işte.
*
*ŞiDDET OLAYLARININ ANKETi
*Tüm siddet olaylarında basını suçluyorum!
*Haberlerde Türkiyedeki suç unsurlarının ve şiddet olaylarının artmasındaki hükümet anketinde, filim ve dizi *filmlerin büyük rolü olduğunu söylüyordu spiker hanım ama bir şeyi unutuyordu,
*o da kendilerinin sunduğu haber programları idi bana göre,şidet ve suç unsurlarının en büyük artış sebebi ;
*Birinci sırada seyrettiğimiz haberlerdir.
*ikinci sırada ise özendirici filimlerdir.Tüm haber koordinatör'leri ve yönetmenlere sesleniyorum buradan,biraz daha *Türk toplumunun psikolojisine göre Haber ve filim çekin lütfen.
*Diyor travesti iclal
*Ve bu durumu insanca yaşam adına kınıyor
**Web tasarım travesti iclal © Copyright iclal 2007, Bütün hakları saklıdır
|